Perşembe

olmuyor olmuyor

son 4.

bitt! vol2.

10 gündür okula gitmiyorum hiç. ha gerçi bu 10 günün 5i ankarada misler gibi geçmiş olsa da hoş şeyler değil bunlar. herkes gibi okula gitmem gerekiyor olsa gerek.
9. hafta bitmek üzere. 2 basamaklı haftalar çabuk geçiyo. hadi bitt artık.

tatil olsa da gezmelere gitsek.



son olarak, bugün anacığımın doğum günü. iyi ki doğmuş.

Cuma

soru1.

herşeyiyle sevilebilecek bir insan ve öyle de sevebilecek insanlar yoktur!?

Çarşamba

beni bu ''güzel'' havalar mahvetti.

anlayamıyorum. ne zaman camdan baksam kar yağıyo, ama yerlerde hala 1 mm. kalınlığında karımsı oluşumlar var. niye ya niye?!

ayrıca kendime 2 gündür kar tatili ilan etmem ısrarla... 2 adım mesafeyi kötü hava şartları nedeniyle gidememem en büyük etkendi tabi. ama fizik çalışmadıktan sonra ne anladım ben bu tatilimsi şeylerden. güya nazlıyla azcık çok azcık vakitli kalkıp fizik bakacaktık. saat 6ya geliyo, anca kalktık ve hala tık yok.

bana herşey müstahak yani. evet.

Salı

ders çalış(ma)mak!

dersçalışmakistemiyorum. istemiyorum. is-te-mi-yo-rum!

tatil ne zaman başlıyo ya

Pazartesi

yersen.

bana ''güzel günler göreceğiz güneşli günler...'' yalanını atanların sayısı gün geçtikçe artıyor. durduramıyoruz.

Cumartesi

eziyet

bugüne bok gibi başladım tam anlamıyla. beynime oyan, oymakla kalmayıp delip de geçen bir diş ağrısıyla neye uğradığımı şaşırdım gün aymadan. reflüme doyamadan bir de bu çıktı. ki zaten dişçilere olan büyük aşkımı da bilmeyen yoktur falan. deli oldum deli.

hemen uyanıp apar topar bir hastaneye, ora olmadı başka bir hastaneye derken bitmek tükenmeyen asabiyetler içerisinde kendimi daha fazla dayanamayıp özel bir dişçi koltuğunda buldum. ulan sen öğrenci adamsın, hem de en fakirinden. özel klinik senin neyine dimi?! yok anam. o ağrıyla artık gözüm nasıl döndüyse parası neyse veririz triplerine girdim. 300 lirayı şlak diye evlat acısı gibi çıkardım verdim.

verdiği ilaçlar da cabası... 50 lira istediler. 300ü veren 50yi güle oynaya verir falan dimi. öyle değil işte. devlet hastanesi yolları taştan, gittim yazdırdım zar zor. 10 lira da eczaneye hayrına verdim. oldu bitti.

bu ayın sonu gelmeyecek onu biliyorum...

kullandığım ilaçlarla mutluluğum hiç bitmeyecekmiş gibi. canım canım... 2 antibiyotik 1 düzenli kullandığım zırvalıktan ibaret bir ilaç daha. reflü ilaçlarım (yeni dostlarım) migren haplarımla beraber günde 10 hap atıp kafayı buluyorum.

istanbulda anan baban başında olmayınca hasta bile olmayacaksın arkadaş.

Çarşamba

dank

insan herhangi bişeyle ilgilendiği meşgul bir anında bile acileyeti olan/olmayan birine ya da şeye yetmeye çalışmaz mı?

çalışsın.

bloğ

kimse kimseciklerin bloguna bulaşmasın. dokunmasın.

Salı

bu ne hava arkadaş!?

evet bu ne hava? adalardan modalardan bahsetmek mümkün bile değil. ama artık adam ol hava. soğuksun :/

Cuma

nereden estiyse

bir yol bulup kendime
çoğu zaman gözlerimden
sustuklarımdan belki de
kim bilir sözlerimden
taşar dışıma yalnızlığım
yağmurlarıma karışır
gizliden izler seni
süzülürken penceremden
yorgundur yalnızlığım
saçlarının gölgesinde uyur
sevdiğin bir çiçek olur
ellerine dokunur
yanında bir yavru kedi olur
yanında hiç soru sormadan uslu durur
yanında belki beni bile unutur
yalnızlığım mutludur yanında



özlemişim bu şarkıyı. güzelsin.

Perşembe

memnun hal

uzuncana bir süre sonra ankara'ya gitmek güzeldi.


gittim ve de gördüm ki kızılay adama benzemiş. arada gitmek, kendini hatırlatmak lazım.

dıpdıp dıpdıp

uzuncana bir süre sonra ankara'ya gidecek olmam beni heyecanlandırmıyor değil. hayırdır inşallah.

duydum ki kızılay adama benzemiş. bir gidip görmek, o yolları bir tozutmak lazım.

Pazar

hihi

nasıl peste penaltı atamıyorsam normalde de önüme ne fırsat çıksa sıçıp sıvıyorum.

ben

**düzenleme:

yanlış anons.