Pazar
Perşembe
Cuma
Çarşamba
beni bu ''güzel'' havalar mahvetti.
anlayamıyorum. ne zaman camdan baksam kar yağıyo, ama yerlerde hala 1 mm. kalınlığında karımsı oluşumlar var. niye ya niye?!
ayrıca kendime 2 gündür kar tatili ilan etmem ısrarla... 2 adım mesafeyi kötü hava şartları nedeniyle gidememem en büyük etkendi tabi. ama fizik çalışmadıktan sonra ne anladım ben bu tatilimsi şeylerden. güya nazlıyla azcık çok azcık vakitli kalkıp fizik bakacaktık. saat 6ya geliyo, anca kalktık ve hala tık yok.
bana herşey müstahak yani. evet.
ayrıca kendime 2 gündür kar tatili ilan etmem ısrarla... 2 adım mesafeyi kötü hava şartları nedeniyle gidememem en büyük etkendi tabi. ama fizik çalışmadıktan sonra ne anladım ben bu tatilimsi şeylerden. güya nazlıyla azcık çok azcık vakitli kalkıp fizik bakacaktık. saat 6ya geliyo, anca kalktık ve hala tık yok.
bana herşey müstahak yani. evet.
Salı
Pazartesi
yersen.
bana ''güzel günler göreceğiz güneşli günler...'' yalanını atanların sayısı gün geçtikçe artıyor. durduramıyoruz.
Cumartesi
eziyet
bugüne bok gibi başladım tam anlamıyla. beynime oyan, oymakla kalmayıp delip de geçen bir diş ağrısıyla neye uğradığımı şaşırdım gün aymadan. reflüme doyamadan bir de bu çıktı. ki zaten dişçilere olan büyük aşkımı da bilmeyen yoktur falan. deli oldum deli.
hemen uyanıp apar topar bir hastaneye, ora olmadı başka bir hastaneye derken bitmek tükenmeyen asabiyetler içerisinde kendimi daha fazla dayanamayıp özel bir dişçi koltuğunda buldum. ulan sen öğrenci adamsın, hem de en fakirinden. özel klinik senin neyine dimi?! yok anam. o ağrıyla artık gözüm nasıl döndüyse parası neyse veririz triplerine girdim. 300 lirayı şlak diye evlat acısı gibi çıkardım verdim.
verdiği ilaçlar da cabası... 50 lira istediler. 300ü veren 50yi güle oynaya verir falan dimi. öyle değil işte. devlet hastanesi yolları taştan, gittim yazdırdım zar zor. 10 lira da eczaneye hayrına verdim. oldu bitti.
bu ayın sonu gelmeyecek onu biliyorum...
kullandığım ilaçlarla mutluluğum hiç bitmeyecekmiş gibi. canım canım... 2 antibiyotik 1 düzenli kullandığım zırvalıktan ibaret bir ilaç daha. reflü ilaçlarım (yeni dostlarım) migren haplarımla beraber günde 10 hap atıp kafayı buluyorum.
istanbulda anan baban başında olmayınca hasta bile olmayacaksın arkadaş.
hemen uyanıp apar topar bir hastaneye, ora olmadı başka bir hastaneye derken bitmek tükenmeyen asabiyetler içerisinde kendimi daha fazla dayanamayıp özel bir dişçi koltuğunda buldum. ulan sen öğrenci adamsın, hem de en fakirinden. özel klinik senin neyine dimi?! yok anam. o ağrıyla artık gözüm nasıl döndüyse parası neyse veririz triplerine girdim. 300 lirayı şlak diye evlat acısı gibi çıkardım verdim.
verdiği ilaçlar da cabası... 50 lira istediler. 300ü veren 50yi güle oynaya verir falan dimi. öyle değil işte. devlet hastanesi yolları taştan, gittim yazdırdım zar zor. 10 lira da eczaneye hayrına verdim. oldu bitti.
bu ayın sonu gelmeyecek onu biliyorum...
kullandığım ilaçlarla mutluluğum hiç bitmeyecekmiş gibi. canım canım... 2 antibiyotik 1 düzenli kullandığım zırvalıktan ibaret bir ilaç daha. reflü ilaçlarım (yeni dostlarım) migren haplarımla beraber günde 10 hap atıp kafayı buluyorum.
istanbulda anan baban başında olmayınca hasta bile olmayacaksın arkadaş.
Çarşamba
Salı
bu ne hava arkadaş!?
evet bu ne hava? adalardan modalardan bahsetmek mümkün bile değil. ama artık adam ol hava. soğuksun :/
Kaydol:
Yorumlar (Atom)